Kayıt Ol Giriş |
Necip Fazıl Kısakürek Fan // NFKFan |
Yanıt Yaz
|
Sayfa 12> |
| Yazar | ||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() 23 Subat 2008 Türkiye Çevrimdışı
Görev Org./Grup : Genel Yönetim Konuları |
Alıntı Cevapla
Konu: Necip Fazıl Kısakürek Fan // NFKFanGönderim Zamanı: 06 Aralik 2008 Saat 8:04pm |
|||||||||||||||
|
Necip Fazıl Kısakürek (NFK) (şairlerin üstadı) Hayatı 26 Mayıs 1904'te, Perşembe günü sabaha karşı, İstanbul'da büyük bir konakta doğdu.
Kayıtlı bir şecereyle, Alâüddevle devrinin Şeyhülislâmı Mevlâna Bektût Hazretlerine dayanan ve Osmanoğullarından daha eski bir familya olan Dülkadiroğullarına bağlı "Kısakürekler" soyuna mensuptur. Babası, Mekteb-i Hukuk mezunu, Bursa'da âzâ mülazımlığı, Gebze savcılığı ve kısa ömrünün son senelerinde Kadıköy hakimliği görevlerinde bulunmuş, gayet enteresan ve alakaya değer bir insan olan Abdülbâki Fazıl Bey ; annesi, Girit muhacirlerinden bir ailenin kızı, kayıtsız şartsız teslimiyet örneği, derin ve fedakâr bir müslüman-Türk kadını Mediha hanımdır. Resimleri:
|
||||||||||||||||
![]() |
||||||||||||||||
![]() |
||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() 23 Subat 2008 Türkiye Çevrimdışı
Görev Org./Grup : Genel Yönetim Konuları |
Alıntı Cevapla
Gönderim Zamanı: 06 Aralik 2008 Saat 8:08pm |
|||||||||||||||
|
Şiirleri
Aynalar
Aynalar, bakmayın yüzüme dik dik; İşte yakalandık, kelepçelendik! Çıktınız umulmaz anda karşıma, Başımın tokmağı indi başıma. Suratımda her suç bir ayrı imza, Benmişim kendime en büyük ceza! Ey dipsiz berraklık, ulvi mahkeme! Acı, hapsettiğin sefil gölgeme! Nur topu günlerin kanına girdim. Kutsi emaneti yedim, bitirdim. Doğmaz güneşlere bağlandı vade; Dişlerinde, köpek nefsin, irade. Günah, günah, hasad yerinde demet; Merhamet, suçumdan aşkın merhamet! Olur mu, dünyaya indirsem kepenk: Gözyaşı döksem, Nuh tufanına denk? Çıkamam, aynalar, aynalar zindan. Çile
Gaiblerden bir ses geldi: Bu adam Gezdirsin boşluğu ense kökünde! Ve uçtu tepemden birden bire dam. Gök devrildi, künde üstüne künde... Pencereye koştum: Kızıl kıyamet!
Dediklerin çıktı ihtiyar bacı! Sonsuzluk elinde bir mavi tülbent, Ok çekti yukardan, üstüme avcı. Ateşten zehrini tattım bu okun.
Bir anda kül etti can elmasımı. Sanki burnum değdi burnuna (yok)un. Kustum, öz ağzımdan kafatasımı. Bir bardak su gibi çalkandı dünya;
Söndü istikamet, yıkıldı boşluk, Al sana hakikat , al sana rüya! İşte akıllılık , işte sarhoşluk! Ensemin örsünde bir demir balyoz
Kapandım yatağa son çare diye. Bir kanlı şafakta , bana çil horoz Yepyeni bir dünya etti hediye. Bu nasıl bir dünya hikâyesi zor;
Mekânı bir satıh, zamanı vehim. Bütün bir kainat muşamba dekor, Bütün bir insanlık yalana teslim. Nesin sen , hakikat olsan da çekil!
Yetiş körlük , yetiş takma gözde cam! Otursun yerine , bende her şekil; Vatanım, sevgilim , dostum ve hocam! Aylarca gezindim , yıkık ve şaşkın .
Benliğim kazan ve aklım kepçe, Deliler köyünden bir menzil aşkın Her fikir içimde bir çifte kelepçe. Niçin küçülüyor eşya uzakta ?
Gözsüz görüyorum rüyada, nasıl ? Zamanın raksı ne , bu yuvarlakta? Sonu varmış , onu öğrensem asıl ? Bir fikir ki, sıcak yarada kezzap,
Bir fikir ki, beyin zarında sülük. Selâm , selam sana haşmetli azap; Yandıkça gelişen tılsımlı kütük. Yalvardım: Gösterin bilmeceme yol!
Ey yedinci kat gök, esrarını aç! Annemin duası, düşte perde ol! Bir asâ kes bana , ihtiyar ağaç. Uyku katillerin bile çeşmesi;
Yorgan, Allahsıza kadar sığınak Teselli pınarı , sabır memesi; Size şerbet , bana kum dolu çanak. Bu mu rüyalarda içtiğim cinnet,
Sırrını ararken patlayan gülle? Yeşil asmalarda depreniş , şehvet; Karınca sarayı , kupkuru kelle.... Akrep , nokta nokta ruhumu sokmuş.
Mevsimden mevsime girdim böylece Gördüm ki , ateşte cımbızda yokmuş. Fikir çilesinden büyük işkence. Evet her şey ben de bir gizli düğüm
Ne ölüm terleri döktüm , nelerden! Dibi yok göklerden yeter ürktüğüm, Yetişir çektiğim mesafelerden! Ufuk bir tilkidir , kaçak ve kurnaz.
Yollar bir yumaktır, uzun dolaşık Her gece rüyamı yazan sihirbaz, Tütüyor önümde mavi bir ışık. Büyücü büyücü ne bana hıncın?
Bu kükürtlü duman nedir inimde ? Camdan keskin , kıldan ince kılıcın, Bir zehirli kıymık gibi beynimde. Lügat , bir isim ver bana halimden ;
Herkesin bildiği dilden bir isim! Eski esvaplarım tutun elimden Aynalar söyleyin bana ben kimim? Söyleyin, söyleyin, ben miyim yoksa,
Arzı boynunuzda taşıyan öküz? Bela mimarının seçtiği arsa ; Hayattan muhacir , eşyadan öksüz? Ben ki toz kanatlı bir kelebeğim,
Minicik gövdeme yüklü Kafdağı, Bir zerreciğim ki , Arş ' a gebeyim, Dev sancılarımın budur kaynağı! Ne yalanlarda var , ne hakikatta .
Gözümü yumdukça gördüğüm nakış Boşuna gezmişim, yok tabiatta. İçimdeki kadar iniş ve çıkış. Gece hendeğe düşercesine,
Birden kucağına düştüm gerçeğin. Sanki erdim çetin bilmecesine, Hem geçmiş zamanın , hem geleceğin. Açıl susam açıl! Açıldı kapı;
Atlas sedirinde mavera dede. Yandı sırça saray, ilahi yapı Binbir avizeyle uçsuz maddede. Atomlarda cümbüş, donanma, şenlik
Ve çevre çevre nur , çevre çevre nur. İçiçe mimari , içiçe benlik Bildim seni ey Rab , bilinmez meşhur! Nizam köpürüyor, med vakti deniz
Nizam köpürüyor,ta çenemde su. Suda bir gizli yol, pırıltılı iz Suda ezel fikri ebed duygusu. Kaçır beni ahenk , al beni birlik
Artık barınamam gölge varlıkta Ver cüceye , onun olsun şairlik Şimdi gözüm büyük sanatkarlıkta Öteler öteler, gayemin malı
Mesafe ekinim , zaman madenim Gökte samanyolu benim olmalı ; Dipsizlik gölünde , inciler benim. Diz çök ey zorlu nefs , önümde diz çök
Heybem hayat dolu , deste ve yumak Sen bütün dalların birleştiği kök Biricik meselem , sonsuza varmak. |
||||||||||||||||
![]() |
||||||||||||||||
![]() |
||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() 23 Subat 2008 Türkiye Çevrimdışı
Görev Org./Grup : Genel Yönetim Konuları |
Alıntı Cevapla
Gönderim Zamanı: 06 Aralik 2008 Saat 8:10pm |
|||||||||||||||
|
Kaldırımlar 1 Kara gözler kül rengi bulutlarla kapanık; İçimde damla damla bir korku birikiyor; Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi; Bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta; Ben gideyim, yol gitsin, ben gideyim, yol gitsin; Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim; Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya; Kaldırımlar 2 Fahişe yataklardan kaçtığın günden beri, İkinizin de ne eş, ne arkadaşınız var; Yağız atlı süvari, koştur atını, koştur! Kaldırımlar 3 Ondan bir temas gibi rüzgâr beni bürür de, Arkamdan bir kahkaha duysam yaralanırım; Varsın, bugün bir acı duymasın gözyaşımdan; |
||||||||||||||||
![]() |
||||||||||||||||
![]() |
||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() 23 Subat 2008 Türkiye Çevrimdışı
Görev Org./Grup : Genel Yönetim Konuları |
Alıntı Cevapla
Gönderim Zamanı: 06 Aralik 2008 Saat 8:12pm |
|||||||||||||||
|
Destan
Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak! Haykırsam, kollarımı makas gibi açarak: Durun, durun, bir dünya iniyor tepemizden, Çatırtılar geliyor karanlık kubbemizden, Çekiyor tebeşirle yekun hattını afet; Alevler içinde ev, üst katında ziyafet! Durum diye bir laf var, buyurun size durum; Bu toprak çirkef oldu, bu gökyüzü bodrum! Bir şey koptu benden, şey, her şeyi tutan bir şey. Benim adım Bay Necip, babamınki Fazıl Bey, Utanırdı burnunu göstermekten sütninem, Kızımın gösterdiği, kefen bezine mahrem. Ey tepetaklak ehram, başı üstünde bina; Evde cinayet, tramvay arabasında zina! Bir kitap sarayının bin dolusu iskambil; Barajlar yıkan şarap, sebil üstüne sebil! Ve ferman, kumardaki dört kralın buyruğu: Başkentler haritası, yerde sarhoş kusmuğu! Geçenler geçti seni, uçtu pabucun dama, Çatla Sodom-Gomore, patla Bizans ve Roma! Öttür yem borusunu öttür, öttür, borazan! Bitpazarında sattık, kalkamaz artık kazan! Allah'ın on pulunu bekleye dursun on kul; Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul. Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa; Yaşasın, kefenimin kefili karaborsa! Kubur faresi hayat, meselesiz, gerçeksiz; Heykel destek üstünde, benim ruhum desteksiz. Siyaset kavas, ilim köle, sanat ihtilaç; Serbest, verem ve sıtma; mahpus, gümrükte ilaç. Bülbüllere emir var: Lisan öğren vakvaktan; Bahset tarih, balığın tırmandığı kavaktan! Bak, arslan hakikate, ispinoz kafesinde; Tartılan vatana bak, dalkavuk kefesinde! Mezarda kan terliyor babamın iskeleti; Ne yaptık, ne yaptılar mukaddes emaneti? Ah! küçük hokkabazlık, sefil aynalı dolap; Bir şapka, bir eldiven, bir maymun ve inkılâp! |
||||||||||||||||
![]() |
||||||||||||||||
![]() |
||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() 23 Subat 2008 Türkiye Çevrimdışı
Görev Org./Grup : Genel Yönetim Konuları |
Alıntı Cevapla
Gönderim Zamanı: 06 Aralik 2008 Saat 8:13pm |
|||||||||||||||
|
Sakarya Türküsü Ne ağır imtihandır, başındaki, Sakarya! İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal; Vicdan azabına es, kayna kayna Sakarya, İnsan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su; Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya; |
||||||||||||||||
![]() |
||||||||||||||||
![]() |
||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() 23 Subat 2008 Türkiye Çevrimdışı
Görev Org./Grup : Genel Yönetim Konuları |
Alıntı Cevapla
Gönderim Zamanı: 06 Aralik 2008 Saat 8:14pm |
|||||||||||||||
|
Zindan Mehmed'e Mektup Avlu... Bir uzun yol... Tuğla döşeli, Bir âlem ki, gökler boru içinde! Bir idamlık Ali vardı,asıldı; Müdür bey dert dinler, bugün "maruzat"! Saat beş dedi mi, bir yırtıcı zil; Somurtuş ki bıçak, nara ki tokat; Çaycı, getir ilaç kokulu çaydan! Peykeler, duvara mıhlı peykeler; Sükut...Kıvrım kıvrım uzaklık uzar; Ses demir, su demir ve ekmek demir... Dua, dua, eller karıncalanmış; Ana rahmi zahir, şu bizim koğuş; Mehmed'im, sevinin, başlar yüksekte! |
||||||||||||||||
![]() |
||||||||||||||||
![]() |
||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() 23 Subat 2008 Türkiye Çevrimdışı
Görev Org./Grup : Genel Yönetim Konuları |
Alıntı Cevapla
Gönderim Zamanı: 06 Aralik 2008 Saat 8:21pm |
|||||||||||||||
|
Canım İstanbul İstanbul benim canım; Tarihin gözleri var, surlarda delik delik; O manayı bul da bul! Boğaz gümüş bir mangal, kaynatır serinliği; Kadını keskin bıçak, Yedi tepe üstünde zaman bir gergef işler! Gecesi sümbül kokan |
||||||||||||||||
![]() |
||||||||||||||||
![]() |
||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() 23 Subat 2008 Türkiye Çevrimdışı
Görev Org./Grup : Genel Yönetim Konuları |
Alıntı Cevapla
Gönderim Zamanı: 06 Aralik 2008 Saat 8:22pm |
|||||||||||||||
|
Beklenen Geçti istemem gelmeni, |
||||||||||||||||
![]() |
||||||||||||||||
![]() |
||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() 23 Subat 2008 Türkiye Çevrimdışı
Görev Org./Grup : Genel Yönetim Konuları |
Alıntı Cevapla
Gönderim Zamanı: 18 Aralik 2008 Saat 3:46pm |
|||||||||||||||
|
Hani ya
Gözüne mil çekersen,
Görünür gerçek dünya,
Aynalarda sen, hep sen
Dost, sevgili, hep riya..!
Kaç, kurtul kelimeden
Ağlamdan, gülmeden!
Hani ya sen ölmeden,
Ölecektin, hani ya..?
|
||||||||||||||||
![]() |
||||||||||||||||
![]() |
||||||||||||||||
![]() ![]() 21 Subat 2008 Büyük Doğu Çevrimdışı
Görev Org./Grup : eSiMods |
Alıntı Cevapla
Gönderim Zamanı: 18 Aralik 2008 Saat 10:27pm |
|||||||||||||||
|
Destan (D3ST4N)
Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak! Haykırsam, kollarımı makas gibi açarak: Durun, durun, bir dünya iniyor tepemizden, Çatırtılar geliyor karanlık kubbemizden, Çekiyor tebeşirle yekun hattını afet; Alevler içinde ev, üst katında ziyafet! Durum diye bir laf var, buyurun size durum; Bu toprak çirkef oldu, bu gökyüzü bodrum! Bir şey koptu benden, şey, her şeyi tutan bir şey. Benim adım Bay Necip, babamınki Fazıl Bey, Utanırdı burnunu göstermekten sütninem, Kızımın gösterdiği, kefen bezine mahrem. Ey tepetaklak ehram, başı üstünde bina; Evde cinayet, tramvay arabasında zina! Bir kitap sarayının bin dolusu iskambil; Barajlar yıkan şarap, sebil üstüne sebil! Ve ferman, kumardaki dört kralın buyruğu: Başkentler haritası, yerde sarhoş kusmuğu! Geçenler geçti seni, uçtu pabucun dama, Çatla Sodom-Gomore, patla Bizans ve Roma! Öttür yem borusunu öttür, öttür, borazan! Bitpazarında sattık, kalkamaz artık kazan! Allah'ın on pulunu bekleye dursun on kul; Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul. Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa; Yaşasın, kefenimin kefili karaborsa! Kubur faresi hayat, meselesiz, gerçeksiz; Heykel destek üstünde, benim ruhum desteksiz. Siyaset kavas, ilim köle, sanat ihtilaç; Serbest, verem ve sıtma; mahpus, gümrükte ilaç. Bülbüllere emir var: Lisan öğren vakvaktan; Bahset tarih, balığın tırmandığı kavaktan! Bak, arslan hakikate, ispinoz kafesinde; Tartılan vatana bak, dalkavuk kefesinde! Mezarda kan terliyor babamın iskeleti; Ne yaptık, ne yaptılar mukaddes emaneti? Ah! küçük hokkabazlık, sefil aynalı dolap; Bir şapka, bir eldiven, bir maymun ve inkılâp! |
||||||||||||||||
|
||||||||||||||||
![]() |
||||||||||||||||
Yanıt Yaz
|
Sayfa 12> |
| Forum Atla | Forum İzinleri ![]() Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma Kapalı Forumda Cevapları Silme Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme Kapalı Forumda Anket Açma Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma |